01 — Kaynak
Mit nereden geldi, kim üretti
"Karanlık Çağ" ve "bilim-din savaşı" anlatılarının belirli yazarları ve belirli tarihleri var. Bu bir halk hafızası değil, tarihlenebilir bir üretim.
14. yüzyıl. Petrarca, kendinden önceki yüzyılları "karanlık" diye niteler. Ama kastettiği bilim değil, Latin edebiyatının gerileyişidir — bir edebiyat zevki yargısı, bir tarih tespiti değil.
1874 ve 1896. İki eser bugün bildiğimiz anlatıyı kurar: John William Draper'ın Din ile Bilim Arasındaki Çatışmanın Tarihi ve Andrew Dickson White'ın Hristiyanlıkta Bilim ile İlahiyatın Savaşının Tarihi. İkisi de bilimin ve dinin doğaları gereği ve sürekli olarak çatıştığını savunur. Bu teze literatürde "çatışma tezi" denir.
20. yüzyıl. Bilim tarihçileri bu iki eserin kanıtlarını tek tek denetler ve sonuç ağırdır: kanıtların önemli bölümü ya yanlış yorumlanmış ya da doğrudan uydurulmuştur. Çatışma tezi bugün bilim tarihi alanında terk edilmiş bir tezdir. Ders kitaplarında ve internette ise hâlâ yaşıyor.
2009. Reddin ne kadar kurumsallaştığının ölçüsü şu: Harvard University Press, alanın önde gelen tarihçilerine yirmi beş ayrı mit yazdırıp tek ciltte topladı — her mite yaklaşık dokuz sayfa. Bu yazının aşağıda çürüttüğü düz dünya miti, o cildin üçüncü başlığıdır. Yani mitler artık tek tek çürütülmüyor; katalogları çıkarılıyor.
Dikkat — bu bir aklama değil: çatışma tezinin çökmesi, somut olayların olmadığı anlamına gelmez. Tez şunu iddia ediyordu: çatışma yapısaldır, süreklidir ve kaçınılmazdır. Çöken kısım bu. Belirli tarihlerde, belirli kurumlarca yapılan belirli şeyler yerinde duruyor — ve bu yazının ikinci yarısı tamamen onlara ayrılmıştır.
02 — Sol hane
Çürütülmüş olanlar
Solda popüler iddia, sağda kayıt. Bunları temizlemek gerekiyor — çünkü asıl davayı zayıflatan şey bunlar.
Eğitimli Ortaçağ Avrupası'nda dünyanın küre olduğu standart bilgiydi — antikçağdan devralınmıştı ve dönemin ders kitaplarında yer alıyordu. Kolomb ile uzmanlar arasındaki tartışma dünyanın şekli değil, çevresinin uzunluğuydu — ve o tartışmada haklı olan taraf Kolomb değildi.
Düz dünya sahnesi büyük ölçüde 1828'de yayımlanan bir Kolomb biyografisinden gelir; yazarın kendi eklediği kurgusal bir sahnedir. Sonra çatışma tezi tarafından alınıp yaygınlaştırılmıştır.
Bu mit, Harvard derlemesinde ayrı bir bölüm olarak ele alınacak kadar yerleşiktir.
Böyle bir yasak yok. Sık gösterilen 1299 tarihli papalık kararı, cesetleri taşımak için kaynatıp parçalama uygulamasıyla ilgiliydi — Haçlı seferlerinde ölenleri memlekete götürme pratiğiyle. Anatomi çalışmasıyla ilgisi yoktu ve sonradan yanlış okundu.
İtalyan üniversitelerinde halka açık kadavra dersleri 14. yüzyıl başından itibaren yapılıyordu; Bologna'da 1315'te yapılan ders bunun bilinen erken örneklerindendir.
Cinayet gerçek ve korkunçtur — 415'te İskenderiye'de bir kalabalık tarafından öldürüldü. Ama sebep bilimsel çalışmaları değil, vali ile piskopos arasındaki siyasi çatışmadaki konumuydu. Kaynaklar onu bir tarafın müttefiki olarak gösteriyor.
"Bilim şehidi" çerçevesi 18.-19. yüzyıl polemiğinden ve 20. yüzyıl popüler bilim anlatımından gelir. Olayı hafifletmiyoruz — sebebini düzeltiyoruz.
Tek bir yakım olayı yok. Kütüphane yüzyıllar içinde, kopyalanmayarak tükendi — bunu ayrı bir yazıda tek tek ele almıştık. Yangın anlatıları için birbiriyle çelişen dört ayrı fail önerilir ve hiçbiri kanıtlanamaz.
13.-14. yüzyıl Paris ve Oxford'unda hareket, ivme ve düşen cisimler üzerine bugün hâlâ okunan çalışmalar yapıldı. Dünyanın günlük dönüşü olasılığı 14. yüzyılda ciddi biçimde tartışıldı.
Daha çarpıcı olan şu: üniversitenin kendisi bir Ortaçağ kilise kurumudur. Bologna 1088, Paris ve Oxford 12. yüzyıl. Bugünkü akademik yapının atası o dönemde kuruldu.
Neden bu temizlik gerekliydi: yukarıdaki beş iddia, gerçek zararların yanına konduğunda hepsini birden şüpheli hâle getiriyor. Bir savunucu düz dünya mitini çürüttüğünde, dinleyici Index'i de aynı torbaya atıyor. Miti bırakmak davayı zayıflatmıyor — güçlendiriyor.
03 — Sağ hane, tek kalem
Index: dört yüz yedi yıl
Sicilin en büyük tek kalemi bir olay değil, bir süre.
yıl boyunca yürürlükte kalan resmî yasaklı kitaplar listesi
- 1559Index kuruldu
- 1616Kopernik "düzeltilene kadar" askıya alındı
- 1633Galileo'nun Diyalog'u listeye girdi
- 1835İkisi de listeden çıkarıldı — Kopernik için 219, Galileo için 202 yıl sonra
- 1966Index kaldırıldı
Index Librorum Prohibitorum 1559'da kuruldu ve 1966'da kaldırıldı. Bu, Galileo'dan Darwin'e, Descartes'tan Sartre'a uzanan bir zaman aralığı — ve yaşayan insanların hafızasında biten bir uygulama.
Kopernik'in Göksel Kürelerin Dönüşü Üzerine'si 1616'da "düzeltilene kadar" askıya alındı; Galileo'nun Diyalog'u 1633'te listeye girdi. İkisi de listeden ancak 1835'te çıktı — yani iki yüzyıldan uzun süre resmî yasaklı kaldılar.
Neden bu kalem en ağırı: tekil bir yargılama bir kişiyi susturur. Bir liste, kurumsallaşmış ve sürekli bir ön eleme mekanizmasıdır — ve etkisi yalnızca yasaklanan kitaplarda değil, yasaklanacağı bilindiği için yazılmayanlardadır. Bu ikinci kısma birazdan geleceğiz; ölçülemez ve tam da bu yüzden önemlidir.
04 — Sağ hane
Tarihi ve adı olanlar
Her kayıt için ne olduğu ve hangi kısmının tartışmalı olduğu ayrı ayrı işaretlendi.
Atina'daki felsefe okulunun kapatılması
I. Justinianus döneminde çıkarılan bir düzenleme paganların ders vermesini yasakladı. Atina'daki Yeni-Platoncu okul kapandı; hocaları Pers sarayına gitti.
Tartışmalı olan: kapanmanın ne kadar tam ve ne kadar kalıcı olduğu. Filozofların bir kısmı birkaç yıl sonra, bir antlaşma maddesiyle korunarak geri döndü. Okulun o tarihte zaten zayıfladığını savunanlar var. Bir kesinti oldu; "antik düşüncenin sonu" ise abartılı bir çerçeve.
1234bölgesel
Halk dilinde Kutsal Kitap yasakları
Toulouse ve Tarragona konsilleri, sıradan insanların halk dilindeki Kutsal Kitap nüshalarına sahip olmasını yasakladı.
Doğru okunması gereken: bunlar bölgesel kararlardı, evrensel bir yasak değil — ve dönemin sapkın hareketlerine karşı alınmış tedbirlerdi. Ama sonuç aynı yöne bakar: metne doğrudan erişim, aracı olmadan yasaklandı.
1542sayılar tartışmalı
Engizisyonlar — tekil değil, çoğul
Tek bir "Engizisyon" yoktur: Ortaçağ engizisyonu, 1478'de kurulan İspanyol Engizisyonu (fiilen bir devlet kurumu, kraliyetin denetiminde) ve 1542'de kurulan Roma Engizisyonu ayrı yapılardır.
Sayılar konusunda dürüstlük: popüler anlatıdaki "milyonlar" rakamı 19. yüzyıl polemiğinin ürünüdür. Yargılama kayıtlarının arşiv üzerinden sayıldığı modern çalışmalar çok daha düşük ölüm sayıları veriyor. Ama düşen sayı mekanizmayı ortadan kaldırmıyor: ihbar, işkence altında itiraf, mal müsaderesi ve sistematik sansür belgelidir — ve asıl etki idam sayısında değil, korkunun yaygınlığındadır.
Giordano Bruno yakıldı
Sekiz yıl hapsin ardından Roma'da diri diri yakıldı. Suçlamalar arasında sonsuz evren ve çok sayıda dünya görüşü de vardı.
İki uç da yanlış. "Bilim için yakıldı" doğru değil: suçlamaların ağırlığı teolojikti — Üçleme, İsa'nın tanrılığı, ekmek-şarap öğretisi, büyü. Ama "kozmolojinin hiç ilgisi yoktu" da doğru değil: çokluk-dünyalar görüşü suçlama listesinde yer alıyor. Alanda hâlâ tartışılan bir soru. Kesin olan: bir insan, düşünceleri yüzünden sekiz yıl hapsedilip yakıldı.
Galileo mahkûm edildi
"Ağır sapkınlık şüphesi" ile mahkûm edildi, görüşünü yeminle reddetmeye zorlandı ve ölümüne kadar (1642) ev hapsinde tutuldu. Diyalog Index'e alındı.
Bu kayıt, sicilin en az tartışmalı kalemidir: yargılama tutanakları elimizdedir — üstelik dağınık hâlde değil, standart bir belge edisyonunda toplu ve çevrilmiş olarak (Finocchiaro, 1989). Kitabın listeden çıkması 1835'i, kurumun yargılamadaki hatayı resmen kabul etmesi 1992'yi buldu — 359 yıl.
1630dönemi yanlış biliniyor
Cadı yargılamaları
Avrupa'daki büyük cadı avı dalgası, popüler sanının aksine Ortaçağ'a ait değildir. Alanın standart monografisi — Brian P. Levack, The Witch-Hunt in Early Modern Europe, 4. baskı, Routledge 2016 — büyük çağı 1450-1750 aralığına yerleştirir; yargılamaların yoğunlaştığı dönem ise y. 1560-1630'dur. Yani Rönesans ve Reform sonrası. Hem Katolik hem Protestan bölgelerde yaşandı.
Ters yöndeki ayrıntı: daha erken dönemde kilise hukuku, gece uçuşu gibi inançları hurafe ve yanılsama sayan bir metni esas alıyordu. Yani sertleşme sonradan geldi. Aynı monografi, Avrupa geneli ve yaklaşık iki yüz yıl için tahmin edilen idam sayısını yaklaşık 45.000 olarak veriyor — asılarak ya da yakılarak. Bu bir tahmindir, sayım değil: kayıtlar eksik, bölgesel farklar çok büyük. Ama mertebe nettir; "milyonlar" rakamı gerçek tahminin iki mertebe üstündedir. "Ortaçağ karanlığı" çerçevesi burada da yanlış dönemi gösteriyor.
05 — Asıl maliyet
Ölçülemeyen: yazılmayan kitaplar
Sansürün asıl bilançosu yasaklananlarda değil, hiç yazılmayanlardadır
Index'teki başlıkları sayabiliriz. Yargılamaları sayabiliriz. Sayamadığımız şey, yasaklanacağı bilindiği için hiç kaleme alınmayanlar. Bu, tanımı gereği kayıt bırakmayan bir kayıptır — ve tam da bu yüzden bu projede unmeasurable olarak işaretlenir.
Ama mekanizmanın gerçek olduğunu gösteren en az bir belgeli vaka var. Descartes, Galileo'nun mahkûmiyetini duyduğunda tamamlamak üzere olduğu evren kitabını yayımlamaktan vazgeçti ve bunu mektuplarında açıkça yazdı. Eser sağlığında yayımlanmadı.
Bu tek vaka bir sayı vermez. Ne yaptığı şudur: korkunun birinci sınıf bir düşünürü susturabildiğini kanıtlar. Bir kez olduğu belgelenmişse, kaç kez olduğu sorusu artık spekülasyon değil — cevabı olmayan gerçek bir sorudur. Serinin ayrımı burada da geçerli: bilinmiyor ile ölçülemez aynı şey değildir.
06 — Öteki hane
Aynı kurumun öteki sütunu
Bilanço tek yönlü tutulursa bilanço olmaz. Bunlar zararları hafifletmiyor — aynı defterin öteki sayfası.
Kopyalayan eller
Antik metinlerin Batı'da hayatta kalması, büyük ölçüde manastır yazıhanelerinde sürdürülen kopyalama sayesindedir. Serinin tekrar eden dersi burada da geçerli: kalıcı olan, bakılan şeydir.
Üniversitenin kendisi
Bologna 1088, Paris ve Oxford 12. yüzyıl. Bugünkü akademik yapının atası bir kilise kurumudur — dereceler, fakülteler, müfredat, özerklik iddiası dahil.
Kilise adamı bilim insanları
Güneş merkezli modeli öneren bir katedral görevlisiydi. Kalıtımın kurallarını bulan bir manastır başrahibiydi. Genişleyen evren fikrini ilk ortaya atanlardan biri bir rahipti.
Bu ne demek, ne demek değil
Bu sütun, sağ hanedeki hiçbir kalemi silmiyor. Gösterdiği şey şu: kurum tek yönlü bir aktör değildi — aynı yapı hem koruyucu hem kısıtlayıcıydı. Basit bir hikâye isteyen her iki taraf da bunu kaçırıyor.
07 — Sonuç
Ne öğrendik
Bu yazının sonucu
Miti bırakmak davayı güçlendiriyor
Yanlış olan: "Bin yıllık bir Karanlık Çağ vardı ve bilim durdu." Bu çerçeve tarihçilerce terk edildi; onu üreten 19. yüzyıl eserlerinin kanıtları denetlendiğinde büyük bölümü yanlış okuma ya da uydurma çıktı. Düz dünya, kadavra yasağı, kütüphane yangını, bilim şehidi Hypatia — hepsi bu fabrikanın ürünü.
Doğru olan: 407 yıllık bir yasaklı kitaplar listesi. Ölümüne kadar ev hapsinde tutulan bir astronom ve 359 yıl süren bir düzeltme. Diri diri yakılan bir filozof. Kapatılan bir okul. Halk dilinde Kutsal Kitap yasakları. İşkence altında alınan itiraflar. Bunlar için hiçbir abartıya ihtiyaç yok — tarihleri var.
Ölçülemeyen: yazılmayan kitaplar. Descartes'ın kendi kitabını çekmesi, mekanizmanın işlediğini kanıtlıyor ama büyüklüğünü vermiyor. Bu proje o boşluğu doldurmuyor, işaretliyor.
Ve asıl mesele bu: gerçek zararları savunmak için mite ihtiyacı olan bir argüman, mit çürütüldüğünde birlikte düşer. Sicili miti taşımaktan kurtarmak, onu tartışılamaz hâle getirir.
08 — Bitmemiş işler
Dürüstçe: bilmediklerimiz
Sansürün toplam maliyeti neydi?
Ölçülemez — bilinmiyor değil, ölçülemez. Yazılmayan kitap kayıt bırakmaz. Descartes vakası mekanizmayı kanıtlar, büyüklüğü vermez.
Bruno tam olarak ne için yakıldı?
Alanda tartışmalı. Suçlamalar ağırlıklı olarak teolojikti ama kozmoloji de listede. "Bilim şehidi" ve "kozmolojinin hiç ilgisi yok" — ikisi de kaynakların ötesine geçiyor.
529'da ne kadar şey gerçekten kapandı?
Kapanma oldu ama ne kadar tam ve kalıcı olduğu tartışmalı. Hocaların bir kısmı geri döndü. Okulun zaten zayıfladığı görüşü var.
Engizisyon ve cadı avı sayıları?
Arşiv temelli modern çalışmalar polemik geleneğinden çok daha düşük sayılar veriyor; aralıklar hâlâ tartışmalı. Bu yazı mertebe veriyor, kesin rakam değil.
Kaynaklar taraflı mı?
Her iki yönde de risk var ve bu yazı ikisini de işaretliyor: çatışma tezi geleneği zararları abartıyor; savunmacı literatür ise "mit çürütüldü" diyerek sicilin tamamını aynı torbaya atmaya eğilimli. Bu yazının yöntemi ikisini ayırmak.