Halleluya. Yişay oğlu Davud'un.
Kardeşlerimden küçüktüm, babamın oğullarından gençtim.
Beni sürüsüne çoban etti, oğlaklarına yönetici.
Ellerim bir kaval yaptı, parmaklarım bir lir;
ve RAB'be onur verdim. İçimden dedim ki:
Dağlar O'na tanıklık etmez, tepeler bildirmez.
Ağaçlar sözlerimi yüceltti, sürü de işlerimi.
Çünkü kim bildirebilir, kim söyleyebilir,
kim anlatabilir her şeyin Efendisi'nin işlerini?
Tanrı hepsini gördü — hepsini O gördü;
O işitti, O kulak verdi.
Peygamberini gönderdi beni meshetsin diye:
Şmuel'i, beni yüceltsin diye.
Kardeşlerim onu karşılamaya çıktılar:
güzel endamlı, güzel görünüşlü, boyları uzun, saçları güzel —
RAB Tanrı onları seçmedi.
Gönderdi, beni sürünün ardından aldı,
kutsal yağla meshetti,
beni halkına önder etti, antlaşmasının çocuklarına yönetici.
Ne dikkat çekiyor
Bu mezmur İbranice Kutsal Kitap'ta yoktur. Grekçe Septuaginta'da ve Doğu kiliselerinde bilinirdi, ama İbranice aslı olduğuna inanılmıyordu — 11QPsᵃ çıkana kadar. Yani burada gördüğünüz şey, bir çevirinin arkasındaki kayıp asıl. Ayrıca 11QPsᵃ mezmurları kanonik sıradan farklı diziyor ve başka kanon dışı parçalar da içeriyor; bu, Mezmurlar kitabının MS 1. yüzyılda henüz kapanmadığının en güçlü kanıtı.
Tartışmalı satır: "Ağaçlar sözlerimi yüceltti" — fiilin okunuşu net değil; bazı uzmanlar "ağaçlar sözlerimi taşısın" ya da soru kipinde okumayı öneriyor. Anlam kabaca aynı kalıyor: doğa Tanrı'ya tanıklık edemez, ama Davud'un ezgisi eder.